11 Şubat 2011 Cuma
7 Şubat 2011 Pazartesi
G.A.N

Galiba istem dışı tam olarak bilmiyorum fakat
bazı insanlara fazla dikkat ediyorum.Aslında tanıdığım
insanların yüzünü bile çok çabuk unutabilme gibi
bi durumumda yok değil.Nedendir,nasıldır bilmiyorum
işte dikkatimi çeken küçük bi ayrıntıyla
uzunca bi süre beynimde kalmayı başaranlar var.
tek başına kahve içip,kitabını okumak için
gelen orta yaşlarında olan o kadın mesela.
Yüzündeki anlam veremediğim tebessümü,
kontrollü oturuşu, kitabını tutması
o andaki insan manzarasının tamamen dışında
gözüken hali dolayısıyladı belki.Gelecekten
ayrıntı notları.
19 Ocak 2011 Çarşamba
2 Ocak 2011 Pazar
30 Kasım 2010 Salı
..oh la la *






Aslında şuanki lodoslu havanın rüzgarından,pencereden
gelen wuu sesinden ki bazen şatoda yaşıyormuşum hissiyatına
kapılıyorum evet ve beni sürekli bi yerlere yürüme
eğilimine iten bu bütünlülükten gayet memnunum.Ama bugün
öğle kuşağı haberlerinde gördüğüm kadarıyla çoğu yere
karlar yağmış bile.yaklaşan xmas havası,wishlist çağrışımları.
Bide Conan'ın dönmesi, moralim bozuk olduğunda ups arabası görmem
hayatın işaretleri...L
26 Kasım 2010 Cuma
25 Kasım 2010 Perşembe
1 Kasım 2010 Pazartesi
lets go to the mall

Büyük marketler...
Kocaman yüksek tavanları,labirent gibi reyonları,bir
sürü parlak paketleriyle zamanın çabucak geçtiği süper
sonik yerler.o amaçsız ve şuursuz fon şarkıları eşliğinde
paket arkası yazılarını okuyup gereksiz bilgi yumağı
olmak istiyorum.Vee sadece bi gececik markette kalsam(amin)
robin scherbatskynin lets go to the mall şarkısı eşliğinde
deli gibi eğlenirdim. Kapalı alanda kış mutlulukları.
27 Ekim 2010 Çarşamba
4 Eylül 2010 Cumartesi
Mr.rudolph

Saklama kabındaki hayatım devam ediyor.
Bundandır sanırım çok sevgili geyikler bile
haleti ruhiyemi tersine çevirememekte.
Bir kaç sene sonra odamın ve kendimin
büyük bi bölümünü geyikler kaplıcakmış
gibi düşünüyorum.Zira sayıları günden
güne artış gösteriyor ki bu aslında
iyi bişey.Onları görünce sanki grönland
da aldığım taze nefes,sabah güneşinin gözlerime
düşmesi gibi.Hatta daha fazla fleet foxes
dinlersem pastoral ve ütopik dünyamla
realitenin bağlarını koparabilirim.
Kendimi dağlara bağlara
vurasım olsada gidecek bi köyüm bile yok
esasında.En azından mr.rudolph var.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












